Tarihimiz İncelemeler Yazılar Çalışmalar Eleştiriler Oyunlar Söyleşiler Güncel İletişim Ana Sayfa

 

MUSTAFA SUPHİ
VE
VAZİFE-İ TEMDİN HAKKINDA


Nuri Özden
 

"Vazîfe-i Temdin", Mustafa Suphi'nin Türkiye'de yayınlanmış olan tek telif eseridir. 1912 yılında İstanbul'da yayınlanan bu küçük kitabın, Mustafa Suphi'nin biyografisinde önemli bir yeri olduğu kanısındayız.

"Vazîfe-i Temdin", Mustafa Suphi'nin, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1912 başlarında uğraştığı en önemli siyasal ve askerî sorunu olan Trablusgarp savaşı üstüne yaptığı genel bir çözümlemedir. Ve savaşın günlük gelişmelerinin çok ötesinde, olaya tarihsel bir yaklaşım denemesidir. Bugünkü Türkçemizde "Uygarlaştırma Görevi" olarak karşılayabileceğimiz başlığı bile, savaşı değerlendirme açısının genişliğini ve derinliğini belirtmeye yeterlidir sanırız.

"Vazîfe-i Temdin"in ana tavrı anti-kolonyalist bir nitelik taşımaktadır. Mustafa Suphi, Trablusgarp'ı Osmanlı İmparatorluğu'ndan koparmak isteyen İtalya'nın açıkladığı gerekçelerinin haksızlığını, tutarsızlığını ve yanlışlığını ortaya koyarken, kolonyalizm politikasının girdiği her yerde, onu uygulayanlarca ileri sürülen, "uygarlaştırma görevi"nin tarihsel olarak doğuşunu ve gelişmesini ele almıştır. Ve bu politikanın ekonomik ve siyasal bakımdan haksızlığından ve tutarsızlığından çok, bunun bilimsel olarak yanlışlığını ve haksızlığını savunmaktadır. Bu tutum içindeki açıklamalarda politik bir bilince rastlamak da pek mümkün olmamaktadır.

Şüphesiz, böyle bir değerlendirmede, Mustafa Suphi'nin 1912'lerde içinde bulunduğu düşünce ve bilinç aşamasının bütün nitelikleri de açıkça gözükmektedir. "Vazîfe-i Temdin" bu haliyle liberal ekonomi-politik terimler ve burjuva-milliyetçi ideolojik tanımlarla dolu bir eser görünümündedir. Aslında, eser bu görünümüyle bile büyük değer taşımaktadır. Gerçekten, savaşı, doğrudan ilişiği yokmuş gibi görünen nedenlere dayanarak yorumlaması ve onu belli bir gelişimin sonucu olarak ortaya çıkan bir politikanın ürünü olarak görmesiyle, o günün siyasal ve düşünsel ortamında, çok ileri bir düzeyi temsil ettiği de açıktır.

Eser, yeni harflerle ilk olarak gün ışığına çıkarken Mustafa Suphi üstüne ileride yapılacak bilimsel biyografi çalışmaları için, önemli bir kaynak olması dolayısıyla, metnin sadeleştirilmesi yoluna gidilmemiş, yazarın anlatım biçimi özellikle korunmaya çalışılmıştır.

VAZİFE-İ TEMDİN

Notlar
(1) Yazılış, okuyanlar için bkz. 28-29 Kânunsâni 1921 - Karadeniz kıyılarında parçalanan Mustafa Suphi ve yoldaşlarının ikinci yıldönümleri, Moskova, 1923 sh. 3-7 ve onu zikreden F. Tevetoğlu, Türkiye'de Sosyalist ve Komünist Faaliyetler, Ankara, 1967 sh. 208, A. Sayılgan, Solun 94 yılı, Ankara, 1968; sh. 93 Doğru olarak okuyanlar için bkz. A. Cerrahoğlu, Türkiye'de Sosyalizm 1848-1925, İstanbul, 1968, sh. 194, M. Tunçay Türkiye'de Sol Akımlar. 2. basım. Ankara, 1967, sh. 101.
(2) Bu biyografi Nevsâl-i Milli, İstanbul, 1330 (1914), sh. 193'den alınmıştır.


Videolar Wallpaper   © 1998 Halk Sahnesi Oyuncuları